Kaplıca suları kimlere faydalı ? Kimlere zararlı ?

Kaplıca suları kimlere faydalı ? Kimlere zararlı ?

Kaplıca suları kimlere faydalı ? Kimlere zararlı ?

ROMATİZMAL HASTALARDA KAPLICA SULARI KİMLERE FAYDALI ? KİMLERE ZARARLI ?

Eklemleri tutan romatizma hastalıkları kabaca osteoartrit ve iltihaplı eklem hastalığı olarak ikiye ayrılabilir. Doğu tıp felsefesine göre Osteoartrite kuru romatizma hastalığı, iltihaplı eklem hastalığına ise yaş romatizma hastalığı denilir. Eklem kireçlenmeleri nüfusun yaşlanması ve yaşam süresinin uzaması nedeniyle daha sık görülmeye başlanmıştır. İltihaplı eklem hastalıkları ise her yaş grubunda görülebilir. Toplumda romatizma denilince en sık kastedilen osteoartrit yani eklem kireçlenmeleridir. Eklem kireçlenmeleri esas olarak yaşlılığın doğal sonucu olarak değerlendirilebilir. Hastalarda hareket kısıtlılığı ve ağrı dışında sıkıntı oluşturmaz. Eklemlerden kaynaklı ameliyatların en sık nedeni bu durumdur. Romatizma hastalarında en sık görülen durum kas problemleridir. Kaslar aslında temelde olan eklem hastalığının kurbanıdır. Sağlıklı çalışmayan eklemlerde dolayı yerine göre kaslarda kasılmalar ve dengesizlikler meydana gelir. Ve sonuçta kas ağrıları da hastalığa eşlik eder. Bu durumu en sık Ankilozan Spondilit hastalarında görüyoruz esas sorun sakroiliak eklemde olmasına rağmen hastaların bacak kaslarında ve sırt kaslarında da ağrılar olur.

Yaş Romatizma hastalığının en yaygın görüleni Romatoid Artrit ve Ankilozan Spondilit ‘tir. Ülkemizde her 100 kişiden bir ROMATOİD ARTRİT her 200 kişiden biri ise ANKİLOZAN SPONDİLİT ‘tir. Bu hastalıklar osteoartitten (eklem kireçlenmesi ) daha sıkıntılı ve eklem deformite riski daha yüksektir. El eklemlerinde yapısal bozulma omurgada eğilme bu hastalığı olanların en korktukları klinik sonuçlardır. Bu nedenlerle hastalar çeşitli kaygılardan dolayı en ideal tedaviyi arar dururlar. Doktorlar dışında herkes hastalara yol gösterme çabasındadır. Eşimiz dostumuz iş arkadaşımız ve komşularımız bizi en fazla etkileyenlerdir. Romatizma hastalığım var denildiğinde yanımızdakiler hemen falan yerde bir kalıca ve şifalı su var şu bitki var al kullan hiçbir şeyinin kalmaz derler. Hastalıkların isimlerinin benzer içeriklerinin farklı olduğunu ve her hastanın özel olduğu unutulmamalıdır. Eklem ağrıları nedeniyle en sık başvurulmak istenen yöntemler sauna buhar odası kaplıca sularıdır. Hastalar bu yöntemlerin hangisini ne zaman kullanabilir ve hangi hastalıklar için daha faydalıdır? Bu noktalarda kafalar biraz karışık.

SICAK KAPLICA SULARI KİMLERE FAYDALIDIR?

Osteortritte (kireçlenme ) faydalıdır. Zaten yaşlılara eklem rahatsızlıkları için sıkça önerilir. Bu hastaların şayet hipertansiyonu kalp ve akciğer yetmezliği var ise sıcak sulara girmeleri sakıncalıdır. İltihaplı eklem hastalığının öncülü olan ROMATİD ARTRİT’ li hastalarda kaplıca suları faydadan çok zarar getirebilir. ANKİLOZAN SPONDİLİT’ te aktif dönem dışındaki süreçte 5-10 dk yi geçmeyecek şekilde sıcak kaplıca suyuna girebilirler. Bu noktada ilgili doktorun bilgisi ve rızası olmadan kalıca suyuna girilmesi sakıncalı da olabilir.

İÇMELER ( ŞİFALI SULAR )

Romatizmal hastalıklar ile şifalı sular arasında direk bir ilişki yoktur. Ancak bağırsak temizliği veya detoks amaçlı olarak içilebilir.

SAUNA BUHAR ODALARI KULLANILABİLİR Mİ?

Osteoartrit hastalarının bu uygulamalardan faydalanmasında sakınca yoktur. Ancak İltihaplı eklem romatizmalı hastaların bu konuda dikkatli olması gerekir. Sıcak uygulamalar hastalığın aktif döneminde kesinlikle şikâyetlerin artışına neden olur. Ancak ağrının olmadığı sedim CRP değerlerin normal olduğu dönemlerde doktor kontrolü ile kısa süreli olarak faydalanmalarında herhangi bir sakınca yoktur. Ankilozan spondilit hastaları bu uygulamalara başvurduklarında şayet hastalığın alevli döneminde değil iseler kısa süreli ve kontrollü olmak kaydı ile faydalanabilirler.

Hastalar bu yöntemlere tabi ki hayatlarını felç eden ağrılarından dolayı başvururlar. Kaplıca suları sauna ve buhar odaları esasında hastalıktan kaynaklı kaslarda oluşan spazmları giderme amaçlıdır. Ancak unutulmamalıdır ki hastalığın temel sorunu çözülmeden bu uygulamalar geçici rahatlama sağlayacaktır. Belki de faydadan ziyade zararlı olacaktır.

Hastaların ağrılarını azaltmak için kaplıca sularından daha faydalı olan uygulamalar Osteopati ve Manuel terapidir. Bu uygulamalar doktorlar ve doktor kontrolündeki ve sağlık çalışanları tarafından yapıldığı için kontrolü daha kolaydır. Avrupa ve Amerika’da 10 yıllardır uygulanan bu yöntemler son yıllarda ülkemizde de sağlık bakanlığı nezdinde kabul görmüş ve hastalar tarafından da farkındalığı her geçen gün artmaktadır.

Seçilecek tedavi yöntemlerinde ‘’hastaya faydası olmayacaksa bile bari zararı olmasın’’ esası göz ardı edilmemelidir. Bu felsefe ile hastalar hangi tedaviye başvurmak istiyor ise kesinlikle bir doktor kontrolünde yapmalıdır.

Beğen

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir